Kallavi başına pek yakışıyor!

Mehmet Emin Rauf Paşa (1780-1860), Sultan İkinci Mahmut’a iki Sultan Abdülmecit’e üç olmak üzere toplam beş kez sadrazamlık yaptı.İlk kez 1 Nisan 1815 de Sadrâzam oldu.O sırada otuz dört, otuz beş yaşlarında yakışıklı bir adamdı.Sadrazam olalı iki seneyi geçmişti.Yenilik taraftarıydı. Sözlerini sakınmadan söylemeyi severdi.
Bu yüzden bazı kimselerle de arası bozulmuştu.Bunların arasında Hâlet Efendi de vardı. «Devlet Kahyası» diye şöhret kazanmıştı.Padişahın da itibar ettiği bir kişiydi.Devrin hükümdarı Sultan Ikinci Mahmut’u ikna ederek Rauf Paşayı 1818 ocak ayında sadaretten azlettirdi.Bunu da yeterli görmedi ve idamı için padişahtan ferman istiyordu.Sultan İkinci Mahmut, Rauf Paşanın uzun boyunu, gösterişli vücudunu ve hele başına pek yakışan kallavisini (bir nevi kavuk) bahane ederek;
— Kallavi başına pek yaraşıyor, ben o başa kıyamam.
Diye idam fermanını imzalamadı ve onu Sakız adasına sürmekle yetindi.Daha sonra Rauf Paşa affedildi onbeş yıl kadarAnadolu illerinde valilik yaptı.Daha sonraları ise sadaret veya başvekillik makamına bir kaç kez getirildi.Fakat artık fikirlerini açıkça söylemez olmuştu ve ihtiyatlıydı.
Meclisi vükelada bir gün ricalden biri:
— Paşa Hazretleri, siz neden bir fikir söylemiyorsunuz?
Diye sormuş, Rauf Paşa da kır düşmüş sakąlını sıvazlayarak; “Ihtiyarladık, artık kallavi bu başı kurtaramaz!”
Cevabını vermişti. KAYNAK:Abdurrahman Şeref-Tarih Musahabeleri -1-